
HABERLER Gündem Haberleri Acil servislerde sayı artıyor: Gripte üçlü tehdit! Belirtiler aynı, riskler farklı… Bildiklerimiz değişiyor mu? Güncelleme Tarihi: Ekim 26, 2026 08:57 Font Boyutu Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült Paylaş NSosyal Twitter Facebook Linkedin Whatsapp Flipboard Linki Kopyala İsmail SARI isari@hurriyet.com.tr Oluşturulma Tarihi: Ekim 26, 2026 06:21 Havaların soğumasıyla birlikte grip sezonu da yeniden gündeme geldi. Kış aylarına yaklaşırken gözler, her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen influenza virüslerine çevrildi. Bu sezon üç farklı influenza virüsünün öne çıkması beklenirken, acil servislerde solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle yaşanan başvuru artışı da dikkat çekiyor. Peki, influenza alt tipi virüsleri neler? Hangi belirtilerle ortaya çıkıyor? Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Haberin Devamı Solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle sağlık kuruluşlarına yapılan başvurularda artış yaşanırken, grip sezonunun seyri ve dolaşımdaki influenza virüsleri yeniden gündeme geldi. Ancak acil servislerde gözlenen vaka artışının tek başına influenza sezonunun erken başladığı anlamına gelmediğini belirten Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Alpar, Türkiye’deki güncel tablonun Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan haftalık sürveyans raporlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Alpar, “Şu sıralar çalıştığım acil serviste solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle başvurularda belirgin artış gözlemliyoruz. Ancak bu durum tek başına influenza sezonunun erken başladığı anlamına gelmiyor. Ekim başında yayımlanan verilere göre Avrupa’da influenza aktivitesi düşük düzeyde. Türkiye’de sezonun başlayıp başlamadığını Sağlık Bakanlığı’nın haftalık sürveyans raporları gösterecek” dedi. Hava sıcaklıklarının düşmesi, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve okulların açılmasının bulaşmayı kolaylaştırdığına dikkat çeken Alpar, toplumun bağışıklık düzeyi ile virüslerde meydana gelen değişimlerin de salgının seyrini etkilediğini belirtti. Ancak Alpar, “Her solunum yolu enfeksiyonunu grip olarak değerlendirmemeliyiz” uyarısında da bulundu. Türkiye’de dolaşımdaki influenza virüslerinin dağılımını belirlemek için laboratuvar verilerinin esas alınması gerektiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Taşçı, klinik bulgularla virüsün alt tipini kesin olarak saptamanın mümkün olmadığını söyledi. Taşçı, “Muayene sırasında ateş, kas ağrısı, öksürük ve halsizlik gibi bulgularla karşılaştığımız hastalarda hangi influenza alt tipinin baskın olduğunu kesin olarak söylemek mümkün değil. Türkiye’deki güncel dağılımı değerlendirirken Sağlık Bakanlığı’nın ve referans laboratuvarlarının haftalık sürveyans verileri esas alınmalı. Ancak A(H1N1)pdm09, A(H3N2) ve B/Victoria virüslerini izlemek gerekiyor” diye konuştu. Bu üç virüsün güncel grip aşısının hedefleri arasında bulunduğunu da belirten Doç. Dr. Süleyman Alpar, aşı içeriğindeki değişikliğin nedenine de açıklık getirdi. Alpar, “Daha önce dört bileşenli olan aşı, B/Yamagata soyunun Mart 2020’den beri doğal dolaşımda doğrulanmaması nedeniyle üç bileşene indirildi. Victoria da yeni bir hastalık değil, influenza B’nin uzun yıllardır bilinen soyu. Dünya genelinde influenza aktivitesi şu anda düşük düzeyde; saptanan virüsler arasında H1N1’in payı artıyor. Ancak bu, Türkiye için bir öngörü değil. Ülkemizde hangi virüsün baskın olduğunu belirlemek için laboratuvar sürveyans verilerine ihtiyaç var” dedi. A(H1N1)pdm09, A(H3N2) ve influenza B virüslerinin yol açtığı hastalıkların belirtilerinin büyük ölçüde benzer olduğunu belirten uzmanlar, yalnızca klinik bulgulara bakılarak virüslerin birbirinden ayırt edilemeyeceğini vurguladı. Doç. Dr. Süleyman Alpar, üç virüsün de genellikle ani başlayan ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Yalnızca belirtilere bakarak birbirlerinden ayırmak mümkün değil. H3N2 özellikle yaşlılarda, H1N1 bazı sezonla
Kaynak
Hürriyet