
HABERLER Gündem Haberleri Sonbahar aylarında artış gösteriyor: Doğadan toplayanlar dikkat! 'Görünüşüne bakarak ayırt edemezsiniz' Güncelleme Tarihi: Ekim 28, 2026 10:26 Font Boyutu Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült Paylaş NSosyal Twitter Facebook Linkedin Whatsapp Flipboard Linki Kopyala Melike USLU – Uğurcan TANMAN/İSTANBUL, (DHA) Oluşturulma Tarihi: Ekim 28, 2026 10:12 Mantar zehirlenmelerinin özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında arttığını belirten Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, “Zehirli ve yenilebilir mantarları görünüşlerine, renklerine veya kokularına bakarak ayırt edemezsiniz. Zehirli ve yenilebilir mantarlar birbirine benzeyebilir. Zehirli mantarın pişirilmesiyle zehri ortadan kalkmaz” dedi. Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Haberin Devamı Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, doğadan toplanan mantarların ölümcül zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu. Bazı mantarların tüketildikten kısa süre sonra, bazılarının ise günler sonra belirti verebildiğini belirten Aydın, zehirlenmenin karaciğer yetmezliğine ve ölüme neden olabileceğini söyledi. Aydın, doğadan toplanan mantarlar yerine marketlerde satılan kültür mantarlarının tercih edilmesi gerektiğini kaydetti. Mantar zehirlenmelerinin Türkiye’de genellikle belirli dönemlerde arttığını ifade eden Prof. Dr. Ahmet Aydın, “Bu dönemler çoğunlukla havaların nemli ve yağışlı olduğu sonbahar ve ilkbahar aylarıdır. Çünkü mantarlar nemli ortamları sever ve uygun koşullarda hızla büyür. Halkımız da doğada yetişen mantarların lezzetli olduğunu düşündüğü veya bu mantarları tanıdığını sandığı için onları toplayıp tüketiyor. Bunun sonucunda maalesef her yıl ülkemizde zehirlenme vakaları görülüyor” diye konuştu. Zehirli ve yenilebilir mantarların birbirine çok benzeyebildiğine dikkati çeken Aydın, mantarların zehirli olup olmadığının görünüşlerine, renklerine, kokularına veya dokularına bakılarak anlaşılamayacağını söyledi. Prof. Dr. Aydın, “Bildiğinizi zannetseniz bile mantarlar birbirine o kadar çok benzeyebilir ki yenilebilir ve zehirli olanları ayırt etmek oldukça zorlaşır. Vatandaşlarımız televizyonda veya bir fotoğrafta gördüğü mantarın yenilebilir olduğunu düşünüp ‘Bu mantara benziyor, bunu toplayıp yiyeyim’ dediğinde çok ciddi sorunlarla karşılaşabilir” ifadelerini kullandı. Mantar tüketiminde risk alınmaması gerektiğini vurgulayan Aydın, “Ben hep şunu söylerim: Mantar yemezseniz ölmezsiniz. Ancak zehirli bir mantar yerseniz maalesef hayatınızı kaybedebilirsiniz” dedi. Mantar zehirlenmesinin belirtilerinin tüketilen mantarın türüne göre değiştiğini belirten Prof. Dr. Aydın, bazı mantarların tüketildikten yaklaşık 30-45 dakika sonra bulantı, kusma ve ishal gibi şikâyetlere neden olabildiğini söyledi. Bu belirtilerin erken ortaya çıkmasının kişinin hastaneye başvurmasını sağlayabildiğini ifade eden Aydın, bazı zehirli mantarların ise ilk saatlerde belirti vermediğine dikkat çekti. Ölümcül olabilen mantar zehirlenmelerinde belirtilerin geç ortaya çıkabildiğini belirten Aydın, “Kişi doğadan topladığı mantarı tüketiyor ancak ilk gün, bazen 16 saat boyunca hiçbir belirti görülmüyor. İkinci gün veya tüketimden 18-19 saat sonra bulantı, kusma ve ishal gibi şiddetli mide-bağırsak belirtileri ortaya çıkabiliyor. Vücutta ciddi halsizlik gelişiyor ve hücreler zarar görüyor. En tehlikeli sonuçlardan biri de karaciğer yetmezliği” diye konuştu. Türkiye’de de bulunan Amanita phalloides türünün köygöçüren mantarı olarak bilindiğini belirten Prof. Dr. Aydın, bu mantarın ölümcül zehirlenmelere neden olabildiğini söyledi. Belirtilerin tüketimden sonra gecikmeli olarak ortaya çıkabildiğini ve tedavi sürecinin zorlaşabildiğini ifade eden Aydın, bazı vakalarda karaciğer naklinin gerekebildiğini kaydetti. Bazı mantar türlerinde ise belirtilerin çok daha geç o
Kaynak
Hürriyet